Röportaj: Okul Öncesi Eğitim Kurumunda Çalışan Uzman Psikolog Melis ULAŞ
Uzman Psikolog Melis ULAŞ İle Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Psikolog Olmak Üzerine Konuştuk
- Bize kendinizden bahseder misiniz?
Merhaba, adım Melis ULAŞ. Marin Çocuk Akademi’de okul öncesi psikolog olarak görev yapıyorum. Psikoloji eğitimimi Avrasya Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yüksek lisansımı gerçekleştirdim. Oyun Terapisi, Kum Terapisi, Cinsel Terapi, Çocuk Değerlendirme Testleri, Attentioner Dikkat Geliştirme Programı, Bilişsel Davranışçı Terapi, Moxo Dikkat Performans Testi Resim Analizi ve daha birçok aldığım eğitimle öğrenme sürecime devam etmekteyim. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların psikolojik ihtiyaçlarına odaklanarak, ebeveynler ve öğretmenlerle yakın işbirliği içinde çalışmak, sağlıklı gelişimlerini desteklemek benim için büyük bir anlam taşıyor. Bu alandaki temel amacım, çocukların duygusal dengeyi bulmalarını, sosyal beceriler kazanmalarını ve her yaşta kendilerini özgürce ifade edebilmelerini sağlamaktır. Aynı zamanda Hande Şafak Psikolojik Danışmanlık bünyesinde Ali DEDE Akademi’de, çocukları ve ebeveynleri gözlemleyerek oyun atölyelerinde psikolog olarak görev alıyorum. Burada, çocukların gelişim süreçlerini yakından takip ederken, ailelerle de etkin iletişim kurarak psikolojik destek sağlıyorum. Ayrıca, Hande Şafak Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde uzman psikolog olarak çift ve bireysel seanslarla, evlilik ve aile danışmanlığı alanlarında da hizmet veriyorum. Evlilik ilişkileri, iletişim sorunları, çatışma yönetimi, cinsellik, boşanma ve ayrılık, aile içi ilişkiler, stres ve duygusal zorluklar, ebeveynlik gibi konularda çiftlerle çalışarak, onların daha sağlıklı ve güçlü bağlar kurmalarına yardımcı oluyorum.
Psikoloji alanında her bireyin ihtiyaçlarına uygun, kişisel ve profesyonel bir yaklaşım geliştirmek, bu alanda yaptığım çalışmalarda önceliğimdir.
- Okul öncesi kurumlarda çalışmanın görünenden daha zor yönleri olduğunu biliyoruz siz bu konuda kolay ve zor yönleri için neler söyleyebilirsiniz?
Okul öncesi kurumlarda çalışmanın en büyük zorluğu, çocukların duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına hızlıca cevap verebilmek için sürekli bir gözlem ve değerlendirme yapmanız gerektiğidir. Her çocuk farklıdır ve bu yüzden her birinin ihtiyaçlarına uygun müdahale geliştirmek zaman alabilir. Ancak aynı zamanda, çocukların erken yaşlardan itibaren olumlu yönde bir gelişim gösterdiğini görmek, bu zorlukların karşısında elde edebileceğiniz en büyük motivasyon kaynağı. Çocukların kendilerini ifade etmeye başladıkları ve sosyal becerilerini geliştirdikleri bir süreçte onlara rehberlik etmek oldukça tatmin edici.
- Kreş veya anaokulu psikoloğu neler yapar bize anlatır mısınız?
Anaokulu psikologları, çocukların duygusal, sosyal ve psikolojik gelişimlerini desteklemek için çeşitli görevler üstlenir. Bu görevler arasında bireysel ve grup çalışmaları, gözlemler yaparak çocukların gelişim süreçlerini izleme, öğretmenlere psikolojik destek sağlama, çocuklarla iletişimde olan ailelere rehberlik yapma ve gerektiğinde kriz müdahalesi yer alır. Ayrıca, çocukların okulda yaşadığı olumsuz duygusal tepkileri ve davranış sorunlarını değerlendirmek ve çözüm yolları geliştirmek de psikologların sorumluluğundadır.
- Kreş veya anaokulu psikoloğu neler yapmaz? Özellikle okul öncesi kurumlarda psikologların idareci olarak da çalışması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Anaokulu psikologları, öğretmenlik yapmak ya da çocukların eğitim müfredatlarını hazırlamak gibi eğitimcilere özgü görevleri üstlenmez. Psikologlar, çocukların psikolojik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışırken, idari yönetim sorumlulukları genellikle okul yöneticilerine aittir. Psikologların idari pozisyonlarda görev alması bazen verimli olmayabilir çünkü psikologların uzmanlık alanı daha çok çocukların psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarına odaklanmaktır. Ancak, öğretmenlerle ve idareyle işbirliği yapmak, psikolojik desteğin her aşamada yerleşmesi için oldukça önemlidir.
- Psikolog olarak her geçen yıl çocukların davranış şekilleri ve beraberinde psikolojik sorunları değişiyor bu konuda gözlemleriniz var mıdır?
Evet, çocukların davranış biçimleri zamanla değişim gösteriyor. Özellikle teknoloji kullanımının artmasıyla birlikte, çocukların dikkat süreleri ve sosyal etkileşim becerileri farklılaşabiliyor. Dijital medya ve sosyal ağların çocuklar üzerindeki etkileri giderek daha fazla dikkat çekiyor. Ayrıca, aile yapısındaki değişiklikler, toplumsal baskılar ve ekonomik faktörler de çocukların psikolojik durumlarını etkileyebiliyor. Bu değişimlere hızlı adapte olabilmek ve profesyonel bir yaklaşım geliştirmek oldukça önemli.
- Anaokulu psikoloğu olarak çocuklarda karşılaştığınız en sık sorunlar nelerdir?
Anaokulunda karşılaştığımız en sık sorunlar arasında kaygı, ayrılık kaygısı, davranışsal problemler (saldırganlık, inatçılık, aşırı sinirlilik), sosyal beceri eksiklikleri ve özgüven sorunları yer alıyor. Bu tür durumlar, çocukların gelişim evresindeki normal bir parça olsa da, erken müdahalelerle bu sorunların üstesinden gelmek mümkün olabiliyor.
- Psikoloji, 0-3 yaş arasındaki dönemin çocukların bir bakım veren ile güvenli bağlanması için kritik olduğunu söylüyor. Peki siz bir çocuğun okul öncesi eğitim kurumlarına başlama yaşını kaç olarak önerirsiniz?
Çocukların 3 yaş civarından itibaren, okul öncesi kurumlara başlama yaşının uygun olduğunu düşünüyorum. Bu yaşta çocuklar, duygusal bağ kurma becerilerini geliştirmeye başlamış olur ve okul öncesi eğitimde sosyal beceriler, dil gelişimi ve temel akademik beceriler üzerinde çalışılabilir. Ancak her çocuğun gelişim hızı farklıdır, bu nedenle yaş yerine çocuğun duygusal ve sosyal olgunluğu daha belirleyici olmalıdır.
- Birçok ebeveyn kreş veya anaokuluna başlangıçta okul arama sürecine başlıyor. Bu konuda ebeveynler kurumlarda nelere dikkat etmeliler?
Ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken en önemli noktalar, kurumun güvenliği, öğretmenlerin eğitim durumu ve pedagojik yaklaşımları, çocuğun gelişimine uygun materyal ve etkinliklerin sunulup sunulmadığıdır. Ayrıca, kurumun pedagojik bir yaklaşımla eğitim verip vermediği, çocukların bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurup bulundurmadığı da önemlidir. Ebeveynlerin, öğretmenlerle düzenli iletişim kurabilmesi ve gerektiğinde psikolojik destek alabilmesi de büyük bir avantaj sağlar.
- Anaokulunda çalışmak isteyen meslektaşlarınıza ne önerirsiniz?
Anaokulunda çalışmak isteyen meslektaşlarıma en büyük önerim, çocuklarla empati kurmayı ve onları anlamayı öğrenmeleridir. Her çocuğun farklı ihtiyaçları olduğunu unutmamalıyız. Sabırlı, esnek ve çocuk odaklı olmak, alanında güçlü bir profesyonel olmak için çok önemlidir. Ayrıca, okul öncesi çocuklarla çalışırken ailelerle işbirliği yapmak ve bu süreci birlikte yönetmek kritik bir faktördür.
- Son olarak size ulaşmak isteyebilecek kişiler için iletişim bilgilerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Elbette, Hande Şafak Psikolojik Danışmanlık Merkezi üzerinden veya Doktor Takvimi’nden bana ulaşabilirler.
İletişim numarası: 0552 255 85 55
e-mail adresi: psk.melisulas@gmail.com
Yorum gönder